YURTİÇİNDE VE KÜRESEL EKONOMİDE SON DURUM

yazar:

kategori:
Geçen hafta Piyasaları yorumlarken döviz kurları ile ilgili olarak şu yorumu yapmıştık. Analizlere göre eğer Türkiye’de erken seçim ihtimali ön plana çıkıp şiddet eylemleri ve beklenen FED faiz oranlarının artışı ile Doların 2.80-3.00 arası olacağını Euro’nun ise 3.15’i göreceği söylenmekte tabiki bunlar gerçekten çok uçuk ama çok az ihtimalde olsa mümkün olabilecek tahminler demiştik. 

Gerçekten uçuk olarak gördüğümüz ve gerçekleşmesine az ihtimalle de baktığımız durum gerçekleşti son hafta hem yurtiçinde hemde yurtdışında ki hareketlenmeler hız kesmeden devam etti.  Öncelikle piyasalara baktığımızda dolar kuru 3.00 düzeyine gelerek rekorunu tazeleyip rekora ismini yazıp tekrar 2.91 seviyelerine kadar geriledi yine aynı şekilde euro ise 3.45 oranını geçip tekrar yurtdışından gelen hamlelerle 3.28,3,26 düzeyine geri çekildi. 
Piyasalarımızda öncelikle 7 Haziran siyasi istikrarsızlık başlangıç dönemi daha sonra artan terör olayları sonuçsuz kalan koalisyon görüşmeleri ile birlikte piyasalarda gerçekten çok ciddi dalgalanmalar gördük tabi ki bu yurtiçinde ki konulara yurtdışında ki konular da eklenince kuzeyde Rusya-Ukranya krizi,güneyde Orta Doğu ateş çemberi, batıda Yunanistan krizi ve Asya’da Çin ekonomisinde ki problemlerle ve FED’in spekülasyonları ile kurların rekor kırmasını beklememek mantıksızlık olurdu. 
Yurtiçinde ki duruma baktığımız zaman siyasi durumun özeti erken seçim oldu sonuçsuz kalan koalisyon görüşmeleri ile Cumhurbaşkanı anayasal haklarını kullanarak seçimlerin yenilenmesine karar verdi bu kararın şimdilik siyasi istikrarsızlığa tam manası ile bir nokta koymaktan ziyade virgül koyma niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz hiç olmazsa artık belirsizliğin yerine kesin olan resmileşen bir erken seçim kararı alındı. 1 Kasım‘a kadar piyasaların yurtiçi gelişmelerle siyasi anlamda bir nefeslenme sürecine girildi. 
Yurtdışındaki gelişmelere baktığımız zaman Avrupa Borsalarında Çin deki ekonomik çalkantının izleri olsada şuanda çok ciddi manada bir piyasa dalgalanması gözükmüyor ama tabi ki hiç olmayacak anlamına da gelmiyor Avrupa tedbirli davranmak istiyor. Bununla birlikte Amerika Merkez Bankası FED’in faiz attırma spekülasyonları en geç 2016 ayının Martı’na kadar devam etmesi öngörülüyor.  Eylül ayında yapılacak toplantıda faiz arttırımı ile ilgili olarak yine kesin bir söylem yok yani spekülasyonlar devam edecek gibi gözüküyor. 
TCMB ise en son yaptığı toplantıda faiz oranlarına dokunmadı bir çok analizci faiz oranının arttırılması ile ilgili olarak görüş belirtsede siyasi kanat ise faiz oranlarının düşmesi ile ilgili görüşünü koruyor TCMB ise faiz ile ilgili kararlarını ileride FED’in alacağı kararlar doğrultusunda alacağının sinyallerini verdi. 
Petrol ve altın fiyatlarına baktığımızda ise Brent Petrolün varil fiyatının 43$ kadar düştüğünü görüyoruz ve arz arttırımına bağlı olarak 40$ altı fiyatları görmemiz ileride şaşırtıcı bir sonuç olmayacak gibi gözüküyor. 
Altın ise gram fiyatı olarak son haftalarda rekor denilebilecek yükselişler sergiledi. 
Sonuç olarak gerek yurtiçinde ve küresel manada meydana gelen gelişmelerle iç piyasamız son haftalarda yükselişler ve rekorlar getirerek tekrar dışarıdan gelen hamlelerle ve siyasi belirsizliğin erken seçim kararı alınması sonucunda belli bir süre sona ermesi kurlarda geriye doğru bir izlenim yarattı.  Bu ay FED’in yapmış olduğu açıklamalar önemli olacak ve tekrar global ekonominin getirdikleri doğrultusunda piyasaları yorumlayacağız. 

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir